12 Haziran 2018 Salı

Cehalet, İlk Önce Aileyi Sonra da Ülkeyi Batırır!.. "TÜMER DİYOR Kİ!.." Araştırmacı, Gazeteci-Yazar: ZEKERİYA TÜMER

TÜMER DİYOR Kİ:
CEHALET,
İLK ÖNCE AİLEYİ
SONRA DA ÜLKEYİ BATIRIR!..

Sevgili okurlar; bazı kişiler her söylenene körü körüne inanırlar. Bu cahilliğin sebebidir.
Cahil insanları kullanmak kolaydır. Uyanıklar onları çok iyi kullanırlar ve istediklerini de yaptırırlar.
Çünkü cahil insan söylenen bir sözü araştırmaz. O yeteneği yoktur. Sabit fikirlidir. Yorum yapmaz. Kendi söylediğini doğru kabul eder ve hemen saldırıya geçer, karşısındakini yargılar.
Cahil insan okumaz, araştırmaz, düşünmez. Hele ki, yalanı söyleyen kişi beğendiği birisi ise, onun her sözünü doğru kabul ederler ve itaatkar olurlar, her söylediklerine inanırlar. Söylenen sözün doğruluğunu ve yanlışlığını araştırmaya tenezzül bile etmezler.
Cahil insanı en iyi Din ile kandırırsınız. Onlar Dini bildiklerini sanır. Din bilgisini, hocadan, şeyhlerden, şıhlardan, ya da anne ve babasından öğrenmiştir.
Kendisi okumamış, araştırmamıştır. Bu nedenle de tek korkuları vardır, günah işlemek ve öldüklerinde cehenneme gitmek korkusudur.
Doğruyu öğrenebilme imkânları olmadığından körü körüne inanırlar.
Karşılarına doğruyu söyleyen çıkınca çok kızarlar. Dinlemek istemezler. Zannederler ki doğru söyleyen onu günaha sokacak, bu nedenle onu dövmek, yok etmek, katletmek isterler.
Cahil insan basit düşünür. Tek düzedir, asla sosyal olamaz.
Dinimizin en önemli sözü olan “oku” sözünü bir türlü idrak edemezler.
En tehlikeli cahillerde okumuş cahillerdir. Bunların kafaları çoğunlukla şeytani düşünceler ile doludur. Öğrendikleri bilgilerini kötülük yapmaya ve cahil insanları kandırmaya, aldatmaya ve yönetmeye kullanırlar.
Nedeni ise menfaat ve çıkar sağlamaktır. Cahiller onlar için çantada kekliktir. İstedikleri gibi kandırırlar, aldatırlar ve kullanırlar. Sonra da kendilerine köle yaparlar. Cahil insanların sırtlarına binerler, sömürürler ve yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.
Cahil insan okumuş cahillere çabuk inanır. İtimat eder. Güvenir. Onun doğru söylediğini zanneder. Cennete onların sayesinde gideceğini zanneder. Çünkü okuma, araştırma ve sağlıklı düşünerek gerçekleri görebilme yetenekleri yoktur.
Cahil anne ve baba, çocuklarını da kendileri gibi yetiştirmek ister. Çocukları onlara soru sorduklarında, mantıklı bir cevap verebilme bilgisinden yoksun olduklarından cevap yerine sus, konuşma, günaha girme diyerek Allah ile korkuturlar.
Kendileri dinsel baskı altında büyüdüklerinden, çocuklarını da bu baskıya maruz bırakırlar. Yaşamları hep Dinsel baskı ve korku içerisinde geçmiştir.
Okumuş cahillerin verdikleri makarna, un, şeker, onları öyle mutlu eder ki, ufak hediyeler hayatlarını şekillendirir. Dolayısı ile okumuş cahillerin kulu kölesi olurlar.
Cahil insanlar, cehaletin pençesinde olduklarından, kadınlarının, kız çocuklarının aydınlanmasını istemezler. Onların okumalarına, ilim ve bilim sahibi olmalarına, sosyalleşmelerine tahammül edemezler.
Kadını çocuk doğuran, kendisine hizmet eden, her dediğine evet demesini isteyen kişi olarak görürler.
Ahlaki değerleri daha çok kadın üstünde uygularlar.
Yalan söylemek, hile yapmak, kandırmak onlar için fazla günah sayılmaz. Namaz kılıyor, oruç tutuyor ve Müslüman’ım diyorsa o insan makbuldür onlar için. Her şeyi mubah sayarlar.
Medeni insan, olgun insan, akil insan olmak kolay değildir.
Okuyan, araştıran, hisleri, duyguları ile hareket etmeyen, aklını kullanan, doğruyu, yanlışı ayırt edebilen, kendini geliştiren, topluma hizmet eden, çocuklarının geleceğini düşünen, onların ahlaklı, dürüst, medeni, insan olması için mücadele eden kişi medeni insandır.
Medeni insan, kadını ile erkeği ile birlikte yürüyebilendir.
Kadın aydın, okumuş, öğrenme duygusu gelişmiş olursa, o kadın çocuklarını da aydın insan olarak yetiştirir.
Cahil insanlar, cehaletin pençesinde olan insanlar, kadınlarının aydınlanmasını istemezler.
Cehaletin tek korkusu kadınlardır.
Kadın annedir, öğretmendir. Çocuklarını yetiştiren ve onları topluma hazırlayan daha çok annedir.
Baba ve anne medeni olursa çocukları da medeni olacaktır.
Toplumun aydınlanmasını istemeyen uyanık cahiller, çıkarları için her türlü hile ve madrabazlığı kendilerinin hakkı olarak görürler.
Hayat başkalarının yansımaları ile devam eder.
Ne ekersen onu da biçersin.
Gerçi şimdi kimse bir şey ekemiyor ve de hiç bir şey biçemiyor.
Kötülük yapan, mutlaka kötülük bulur. Sen karşındakini beğenmez ve yargılarsan, bir başka kişi de seni beğenmez ve bir gün gelir yargılar.
Sen etrafındaki yapıları yakar, yıkarsan, zamanı gelir seninde yakılıp yıkıldığın olur.
Artan kötülük, ahlaksızlık, yalancılık, dolandırıcılık, hırsızlık, soysuzluk, bir gün gelir seni de bulur.
Medeni insan, okumuş insan, kanundan, Allah’tan korkar ve yanlışlık yapmamaya çalışır.
Sonuç olarak cahillik kötü nesillerin yetişmesine, kötü nesiller kötü bir geleceğe, kötü bir gelecek dünyanın kirlenmesine, dünyanın kirlenmesi yok olmaya mahkûm bir gelecek yaratmaktır.
Ahlaklı ve dürüst olmak bilgi ile olur.
OKUMAK İBADET;
OKUMAMAK İSE VATANA İHANETTİR.
Stratejileriyle ünlü İngiltere’nin Büyükelçisi olan Jane Marriot’un, İngiliz avam kamarasına sunduğu ARAP Dünyasında eğitim konulu raporunda mezunlar arasındaki farkların korkunç olduğu anlatılmıştır.
Bu raporda şöyle denilmektedir:
"En zeki öğrenciler tıp ve mühendisliğe gidiyorlar,
İkinci derece mezunlar ise iş idaresi ve iktisat gibi bölümlere giderek birinci derece mezunların yöneticisi oluyorlar.
Üçüncü derece mezunlar ise siyasete yöneliyorlar ve ülkenin siyasetçileri olarak birinci ve ikinci derece mezunlara hükmediyorlar.
Fakat eğitimde tamamen başarısız olanlar ise ordu ve emniyete katılarak siyaset ve iktisada tahakküm ederek, onları mevkilerinden indirip, isterlerse öldürüyorlar.
Gerçekten dehşet verici olansa, asla hiçbir okula gitmeyenler parlamentoya seçiliyor, kabile şeyhlerini kullanarak herkesin onlara itaat etmesini sağlıyorlar.”
Bu rapor Arap dünyasına yönelik ve Arap halklarının sosyolojisi göz önünde bulundurularak yazılmış.
Ancak, ülkemizde de durum farklı mı?
Araplara özenmiyor muyuz?
Bu nedenle 24 Haziran seçimi çok önem arz etmektedir.
Cehalete kurban olunmamalı, sağduyu ile hareket edilmelidir.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ŞU SÖZÜNE DİKKAT EDİLMELİDİR.
ONUN HER SÖZÜNÜN GERÇEK YANI VARDIR.
“EFENDİLER, CUMHURREİSİ’NİN HALK TARAFINDAN SEÇİLMESİ MAHSURLUDUR, VEKİLLERİN SEÇMESİ EN İYİSİDİR.
NEDENİNE GELİNCE, YARIN BİRİSİ ÇIKAR, “BENİ HALK SEÇTİ, DİYEREK KRALLIĞINI YA DA DİKTATÖRLÜĞÜNÜ İLAN EDERSE DEMOKRASİ TEHLİKEYE GİRER.
TARİHTE ÖRNEKLERİ ÇOKTUR…”

***
12.06.2018
Zekeriya Tümer
Ulusalhaber1881@gmail.com

1 yorum:

  1. Egitim ve sınavlarda gelinen nokta çok acı

    tus forumlarında iddialar “...Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim. Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?”

    http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4964&page=62
    https://odatv.com/tus-sorularinin-calindigi-iddialarinin-merkezinde-bu-kez-hangi-cemaat-var-04031942_m.html
    http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=10037
    http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4309
    http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=9306
    Ateş olmayan yerden duman çıkar mı
    tusdata ve veya uz.dr sami selçukbiricik in sponsoru olduğu drtus.com tus forumunda övünme ve güç gösterisi olarak anlatılan ösym den bilgi sızdırmalarını, ilişkilerini, bağlantılarını, görüşmelerini  maddi güç ve fetö paralel yapı veya başka bir cemaat örgüt siyasi dava yapı bağlantısı olmadan nasıl yapılabileceği şayanı hayret bir konu olarak şüpheleri celbetmekte haklıdır tusdata ve özel asfa ferda koleji yönetim kurulu başkanı uz.dr. sami selçukbiricik iddia edildigi gibi feto paralel fethullah gülen mensubu mudur iskenderpaşa hakyol mensubu mudur bilinmez ve böyle olsa da olmasa da özkaya özel hayatı kendi tercihidir bu kısmına  saygı duyulmalı ancak 15 Temmuz olayları davası gazileri ve şehitlerini yaşamış bu ülkede  ilişkiler ağı Ağacın Kurdu kitabındaki gibi rahatsız edici giriftlikte.. Bu arada ösym nin sınava başkasının yerine girdiği tespit edilen tus Dersanesi sahibi ifadesiyle bu kişinin kamu oyunun anladığı kişinin büyük ihtimalle uz Dr Sami selçukbiricik olduğu kanaati oluşuyor. Ösym nin ve uzman doktor sami selçuk biricik in de açıklama ve videolarında net bir aksi beyanı yok ..soruşturmaların akamete uğraması bu ortamda bu bağlantılarla ve tusdata dusdata maddi sponsorluğunda yayın yapan Drtus.com tus/dus/eus forum sitesinde ösym ve yök te tanıdıkları olduğu ve maddi gücü fazla olduğu icin ösym de yök te sağlık bakanlığında muhatap kabul ediliyor itibar görüyor beyanları zaten malumun ilanı beklenen bir durum . Geçmiş yıllardaki Konya Beyaz Kalem olayındaki gibi bundan çıkan, anlatılan veya kanaatimize göre anlatılmayandan hissedilen anlam tusdata hazırlık dersanesinin paralel yapi feto Fethullah Gülen cemaatine genç klinisyenler yapılanması içinde herkesten farklı özel ve çok fazla kontenjan ayırdığı ve iyilik yapmak icin ücretsiz aldığı kişisel verileri yasadışı kaydettiği yani fişleme yaptığı belgeleri videoları rezaleti..
    ÖSYM kampanyaları ile bir yandan tusdata bir yandan STV ve zaman gazetesi bir yandan taraf gazetesi ile ÖSYM'nin şifre ve hatalı soru ve sınavlarla gündeme gelirken kpss, ve polis hakim avukat savcı sınavları yolsuzluğunun unutturulduğu gündemin ösym ciddiyetsizliğiyle yaptığı hatalı sorular üzerinden hak arıyor tarzı kampanyalarla her sınav döneminde ösym yolsuzluğu gündeminin değiştirilip kpss sınavı ve diğer sınav soru çalmalarının ve zaman aşımı türü örtbaslarin siyasette milletvekili Prof.Dr. ÖSYM ve YÖK ' teki kirli bağlantıları, telefon mail iletişim  ve irtibatlı kişileri Dolar Euro Dinar Dirhem Afyon Esrar ne kullanıyorlarsa Ali Veli Halil Bilal İsa Musa Sema Esma Ayşe Fatma Fatih Burhan Nurhan Orhan Muharrem Mükerrem Naim Saim Rabia Safiye Nazife Hafize Binnur Zin Nur Rahmi Rahim adları her kimse kimdir bunlar bulunmalı ve hala ayıklanmadığı gerçeğinin örtüldüğü sürece . .
     seffaf olmasi gereken kurumların  kanser gibi hasta hastalıklı enfekte bir ilişki zinciri değil mi?
    Her sınavda sorular alındı mı çalındı mi sızdı mi sızdırıldı mi kaygısı yersiz Mi?

    YanıtlaSil